ANKARA (AA) - Bilim ve teknoloji dünyasında ortaya konulan türlü keşifler, yenilikler ve atılımlar, evrenin bilinmeyen taraflarını açığa çıkarıyor ve ufuk açmaya devam ediyor.
AA muhabiri, şubatta öne çıkan bilimsel gelişmeleri ve keşifleri derledi.
ABD ve Çin'den araştırmacılar, Mars'taki yeraltı verilerinin, kızıl gezegende eskiden okyanus ve kumsal olabileceğine işaret ettiği keşfini paylaştı.
Araştırmacılar, Çin'in yer aracı Curong'un Mars'taki yeraltı görüntüleme verileriyle dünyada sahil kenarında yeraltından alınan verileri karşılaştırması sonucu benzerlik tespit etti.
Mars'taki yeraltı yapısının, dünyadaki ova ya da okyanus yönüne eğilimli topraklara benzer açıda olduğunu ifade eden araştırmacılar, verilerin Mars'ta daha önce kumsal ve okyanus bulunduğuna işaret ettiğini belirtti.
Yapay zeka, yıllarca çözülemeyen sorunu iki günde çözdüAraştırmacılar, Google'ın piyasaya sürdüğü "co-scientist" isimli yapay zeka aracının, mikrobiyologların 10 yılda cevap bulduğu bakteri sorununu iki günde çözdüğünü bildirdi.
Çalışmalar sonucu "süper bakterilerin" farklı virüslerden bir kuyruk oluşturduğunu bulan araştırmacılar, böylece bu bakterilerin canlılar arasında yayılabildikleri fikrine ulaşıldığını ifade etti.
Fikrin araştırma ekibine özgü olduğunu ve açık kaynaklarda yayımlanmamış olduğunu aktaran araştırmacılar, araştırma konusunu Google'ın piyasaya sürdüğü yapay zeka aracı "co-scientist"e yönelttiklerini ve aracın bu sonuca iki günde ulaştığını kaydetti.
Araştırmacılar, yapay zeka aracının konuyla ilgili önceki araştırmayı yalnızca taklit etmediğini, aynı zamanda hakkında hiç düşünülmeyen bir fikir sunduğunu belirterek, bu yeni fikir üzerinde çalışmaya başladıklarını dile getirdi.
Dünyaya çarpma ihtimali olan "asteroid" giderek gezegenimizden uzaklaşıyorİlk olarak 27 Aralık 2024'te Şili'deki Rio Hurtado teleskobu tarafından tespit edilen "2024 YR4" isimli asteroidin dünyaya çarpma riskini yüzde 1,33 olarak açıklayan NASA, daha sonra bu oranı yüzde 3,1 olarak güncelledi.
Öte yandan gök bilimciler, 2024 YR4'ün büyük ölçekte yıkıma yol açmayacağı ancak çarpması halinde yalnızca 50 kilometrelik alanda hasar bırakabileceği öngörüsünde bulundu.
NASA, 25 Şubat'ta "2024 YR4" adı verilen asteroidin 2032'ye kadar dünyaya çarpma ihtimalinin yüzde 3,1'den yüzde 0,004'e düştüğünü duyurdu.
İnsanlar günün farklı saatlerinde farklı ruh hallerine sahipRuh halinin dopamin, serotonin ve kortizol gibi hormonlardan ve vücutta oluşan iltihaptan kaynaklanan semptomlar gibi fizyolojik süreçlerden etkilendiği belirtilen araştırmada, mutluluk ve yaşam tatmini gibi olumlu hislerin pazartesi ve cuma günü, pazar gününe göre daha yüksek olduğu saptandı.
Araştırmada, depresyonun ve anksiyete semptomlarının, salı ve çarşamba günleri pazar gününe kıyasla sabah saatlerinde daha yüksek seyrettiği, bu semptomların gün içerisinde azalma göstererek geceye doğru arttığı gözlemlendi.
İnsanların günün erken saatlerinde her zaman daha olumlu duygulara sahip olduğu aktarılan araştırmada, bu durumun günün sonuna doğru tam tersine döndüğü vurgulandı.
İnsanların gün içerisinde zihinsel durumlarındaki değişimin vücuttaki saatlik hormonal değişikliklerle ilişkili olduğu kaydedilen araştırmada, korku, motivasyon ve duygu durumunu etkileyen kortizol hormonunun sabah uyandıktan hemen sonra daha fazla salındığı ancak uyku vaktine yakın bu salınımın en az seviyeye ulaştığı belirtildi.
Düzenli Omega-3 vitamini almak, yaşlanmayı yavaşlatabiliyorAraştırmacılar, hücre ve organlarda yaşa bağlı gerilemeye ilişkin yapılan 3 yıllık bir çalışmada, 777 yaşlı İsviçreli'nin klinik deney sonuçlarını analiz etti.
Araştırmada günde bir gram Omega-3 vitamini alan kişilerde biyolojik olarak yaşlanmanın, almayan kişilere göre 4 aya kadar azaldığı tespit edildi.
Öte yandan Omega-3 içeren beslenme tiplerinin, iltihaplanmanın azalması, daha iyi eklem sağlığı, daha düşük kalp hastalığı, kanser ve bunama riskiyle ilişkili olduğuna dikkat çekildi.
Çayın demlenme sırasında sudaki ağır metalleri "büyük ölçüde" azalttığı tespit edildiBelirli miktarda ağır metal içeren su çözeltileri oluşturan araştırmacılar, kaynama sıcaklığına yakın dereceye kadar ısıttıkları çözeltilere, farklı zaman aralıklarında demlenen çay yapraklarını ekledi.
Çalışma sonucunda demleme sırasında ince öğütülmüş siyah çay yapraklarının geniş yüzey alanı sayesinde ağır metal iyonlarıyla kimyasal bağ kurduğu tespit edildi.
Çayın demlenme süresi arttıkça sudaki ağır metal oranının da azaldığını saptayan bilim insanları, selülozdan yapılan çay poşetlerinin pamuk ve naylondan yapılanlara kıyasla daha etkili olduğunu da vurguladı.
Muhabir: Yasin Yorgancı